Stres, Koşuşturmaca, Kitap ve Kahve

Bazen tek gerekli olan sıcak bir kahve ve bir kitap oluyor. Hayatın karmaşası koşuşturmacası ve yorgunluğu arasında oturup birşeyler okumak, düşünmek ve kendin ile olabilmek en büyük dinlenme ve keyif oluyor.

Herşey oldukça hızlı ve aceleci olarak değişiyor. Yeni binalar bir kaç ay içerisinde yapılıyor, yeni yollar yapılıyor, yeni projeler oluşturuluyor ve yeni insanlar tanıyor özümsüyoruz ama aynı zamanda bir öncekini bitirip yitiriyoruz. Sürekli devam eden bir döngü ve süreklilik var. Sanki başlamak için bitiyor ve bitmek için başlıyor hepsi. Bu koşuşturmaca ve stres altında bazen herşeyden uzaklaşmak ve tabir yerinde ise kafa dinlemek en büyük huzur kaynağı oluyor.

Uzun süredir üzerimde hissettiğim o karşı konulmaz bunalmışlık ve sıkıntıların sonrasında evde tek kaldığım bir vakitte yeni aldığım kitabı okumaya başlayıp bir yandan da kahvemi yudumlamak o kadar büyük bir haz ve keyif verdi ki bunu kelimelere döküp hayatımda bir hatıra olarak saklamak istedim.

Zambian teknoloji çağı. Zaman hızlı olma ve sürekli gelişme çağı. Artık birşeyleri öğrenememe yada bilgi bulamama zamanı değil. Birşeyi bilmemek ve öğrenmemek çok büyük bir lüks ve suç oldu. Çünkü bilgi dağları heryerde ve kolaylıkla erişilebilir durumda. Hangi bilginin öğrenileceği ve nereden ne şekilde öğrenileceği asıl sorun olmuş durumda. Bilgiyi öğrenmeye zaman ayırmak yerine bilginin nereden öğrenileceğini araştırmak daha çok zaman alır oldu. Bu da sürekli olarak koşuşturmacaya ve yetiştirmek, yapmak gereken şeylere neden oluyor. Mazeret yok.

Oturup bir yudum kahve ve bir kitap eşliğinde kendimize vakit ayırmak lüks oldu ve bugün ben bu lüksün kıymetini yaşamaya kararlıyım. Hayatınız da lüksümüz olsun ve bu sizin özel bir zamanınız olsun.

 

Not: Kahve=filtre kahve, Kitap=Otostopçunun Galaksinin Rehberi

Facebook Comments

Fazlasını Oku

Hayatın Kendisi

Hayatta paradan daha değerli birşey varsa o da hayatın kendisi. Yaşadığımız toplumun değer yargıları bizleri maddiyatın herşeyden daha önemli olduğunu ve hayatımızda ki en önemli amacın maddiyat yani para olduğunu dayatıyor. Küçükken gökyüzüne bakıp mutlu olmamız yerine yere bakıp para bulmamız öğretildi. Paranın herşeyi satın alabileceği güncel medya ve yayın organları ile birlikte televizyon programlarında öğretiliyor. Küçücük çocuklar herşeyden önce çok paralarının olmasını istiyor. Şeker mi para mı diye sorsanız herhalde büyük çoğunluğu parayı tercih edecektir.

İnternette yada diğer mecralarda zengin hayat yaşamanın ne kadar güzel ve ayrıcalıklı olduğu anlatılıp özendiriliyoruz. Hayatımızı değerli kılan şeyin paranın kendisi olduğu, paran varsa herşeye sahip olabilirsin ama yoksa mutlu olmak senin hakkın değildir algısı hızla yayılıyor.

Küreselleşme genel olarak ticarete olumlu olarak etkilerde bulunsada aile ve toplum üzerinde yıkıcı etkileri var. İnternetten gördüğü lüksün kendisinde neden olmadığını sorgulamaya başlayıp ailenin içinde bulunduğu maddi durumu yargılayıp, şu anda istediği gibi yaşayamamasının tek sorumlusu olarak ailesini görüyor ve kolay para kazabileceği, isteklerini rahatlıkla yapabileceği seçenekleri düşünüyor. Aile içerisinde ki iletişim eksikliği de bireyler arasında ki iletişimi daha kötüye yöneltip gençlerin mutsuz olmasına neden oluyor.

Her zaman için daha çoğunu ve daha iyisini istiyoruz. Yapımız gereği hep en iyisine layık olduğumu düşünüyoruz. Herşeyin iyisi, yenisi ve kalitelisi bizde olmalı ve her zaman en iyi yerlerde bizler yaşamalıyız. Aslında hayatımızı güzel ve iyi yapan gene bizleriz. Gittiğimiz yerleri güzelleştiren ve yaşabilir kılan gene bizleriz. Olumlu düşenceler hayatımızı daha olumlu etkiler ederken olumsuz olanlar gene bizi sıkıntılara sürüklüyor.

Her canlının hayatı değerlidir. İster bir hayvan olsun istersede insan olsun. Dünyada ki bir canlı bir başka canlı için var olmamıştır ve var olmayacaktır. Her canlı kendi türünün devamı için kendi savaşını veriyor eğer bir aslan avlanıyorsa kendi hayatı için, bir geyikte koşuyorsa kendi hayatı için koşuyor. Bizler ise türümüzün devamı için değil keyfimizin devamı için savaş veriyoruz. Bizler kendi keyfimiz için savaştıkça daha çok suyu kirletip daha çok canlıyı kendimize kürk yapacağız ve daha çok yeri işgal edeceğiz. Ego, kapitalizmi daha vahşi ve daha acımasız yaptıkça aslında bu dünya üzerinde ki yaşam kaynaklarını bitirmemizi ve geriye kullanacak hiçbirşey bırakmayana kadar isteklerimizi yerine getirmemizi istiyor.

Yaşam her zaman bir yolunu bulur, belki de bir gün herşeyi yeniden başlatmamıza neden olur.

Facebook Comments

Fazlasını Oku

İknanın Psikolojisi – 1.Bölüm Etkinin Silahları

En son yazı yazdığımdan beri oldukça uzun zaman geçmiş. Bu kadar uzun süre neden hiç yazı yazmadım diye düşününce mantıklı bir sebep bulamıyorum. Ama bir yerden tekrar başlamak gerekiyordu. Bunun içinde yeni başladığım ve herkese tavsiye edebileceğim bir kitaptan hoşuma giden bilgileri paylaşarak başlayacağım.

İknanın Psikolojisi isimli Robert B.Cialdini’nin kitabını internet üzerinden bir çok farklı yerde övgü dolu sözlerle tavsiye edildiğini ve bu kitap ile ilgili Youyube’da bir video izleyince okunması gereken kitaplar arasında olduğunu düşündüm ve internetten siparişini verdim. Öncelikle kitap gözüme biraz kalın geldi. Okuması zor ve ağır olacağını düşündüm ama beni yanılttığını söyliyebilirim. İçerisinde ki örneklendirmeler ve anlatım tarzı ile okuyucu kendisine bağlıyor. Birçok ilginç konu ile desteklenen görseller okuyucunun kitapta kalmasını, dikkatinin dağılmasını engelliyor. (daha&helliip;)

Facebook Comments

Fazlasını Oku

Asp.Net Mvc ve Zamanlanmış Görevler (Scheduled Task)

Öncelikle sorun hakkında biraz konuşalım. Üzerinde çalıştığım projede belli zamanlarda email göndermesi gerekiyor. İlk olarak bir uygulama yapayım diye düşündüm, sunucu üzerinde çalışsın ve zamanlanmış olarak email göndersin. Ondan sonra kapanma riski olduğunu daha doğrusu sunucu yeniden başlatıldığı zaman uygulama çalışmaz diye düşünüp servis olabilir diye düşündüm. Ama bu da kulağı tersten tutmak gibi geldi. Daha basit ve daha pratik bir çözüm olması gerekiyordu. Sonuçta gelişmiş(mature) bir yapı üzerinde çalışıyoruz ve bunun mutlaka farklı bir çözümleri olması lazım değil mi?  (daha&helliip;)

Facebook Comments

Fazlasını Oku

iPhone ve Tuhaf Kilit Sesi Sorunu

iphone_sesUzun süredir hiç bir yazmadığımı fark ettim ve bu  sabah yaşadığım bir sorunu ve çözüm yöntemini paylaşmanın artık zamanı geldi diye düşündüm ve bu konuya başladım. (Biraz saçma bir giriş oldu farkındayım ama uzun zaman yazmayınca saçmalamakta kolay oluyor)

Yeni aldığım iPhone 5S telefonumu ne yazık ki çok hafif ve ince olmasından dolayı cepte olduğunu unutup bir çok kez düşürdüm. Son düşürdüğümde üst kısmında biraz ezilme oldu. (daha&helliip;)

Facebook Comments

Fazlasını Oku

Sevgi Üzerine Bir Not

sevgiÇünkü sevmek kendini iyi hissettirir.
Mutlu ettiği için sever severiz.
Konuşması sesi gülüşü kendini iyi hissettirdiği için severiz.
Aslında sevmek kendini sevmekten geliyor.
Sende seviyorsun. Anneni babanı kardeşini arkadaşlarını seviyorsun.
Aslında kendimizi iyi hissettiren herkesi severiz ama hepsi aynı seviyede olmaz. Kimisi daha iyi hissettirir onu daha çok severiz.
Sevgide inişli çıkışlıdır. (daha&helliip;)

Facebook Comments

Fazlasını Oku

İlişkiler Üzerine Notlar – 1

iliskilerİlişkiler duygusal evliliklerdir. Yeni bir ilişki resmi olmayan ama duygusal olarak verilmiş sözlerden ve yeminlerden oluşur. Aldatmama, başkası ile ilgilenmeme, yaptığın veya yapacağın herşeyden haberdar etme ve duygusal olarak sevgi açlığını tatmin etme. İşte genel olarak duygusal evlilik bunlardan oluşur. Resmi bir zorunluluğu olmasa da kişisel olarak kendine ve karşı tarafa bu görevler yüklenir. Böyle bir ilişkiyi bitirme de aynı evliliklerde ki gibidir. Öncelikle bütün sorumlulukların iptali ve özgürlüğe kaçış ile başlar. Sonrasında başka bir ilişki için kişi kendini duygusal olarak hazır hale getirmek için zaman tanır yada yaralarını kapatmak için başka bir duygusal birlikteliğe yönelir. Fakat burada daha farklı durumlarda var. Bunlardan birisi duygusal evliliğin tam olarak bitmeyerek halen görüşmeler devam edip sadece adının değiştirilip sadece arkadaşlık olarak tanımlanmasıdır. Bunu evliliği bitirmek istemeyen ama ayrı yaşayıp aralarında ki resmi bağı koparmamaya benzetebiliriz. Bu kişilerde geçmişe karşı bir sorumluluk veya özveri duygusu besleyip bitirmekten kaçınılır. Geçmişte yaşanılan güzel günlerin hatırı için halen görüşmeler devam ettirilir. Ama bu durum yeni birliktelikte büyük sorun ve sıkıntılara yol açacak sancılı dönemlere sebep olur. Çünkü geçmişte gelen bu birliktelik geleceğe taşınmaya çalışılarak kişinin kendisi test edilmeye çalışılır. Çoğu zaman felaket ve başka sonlara sebep olur. Bunun sebebi önceden yaşanan şeylerin bitirilmeyerek çifte duygusal bir süreç içerisine sürüklenmeye çalışılmasıdır. Bu tür bir ilişkinin yürütülmesi de sağlıklı bir zemin üzerinde inşa edilmesi geçmiş ile bağların tam olarak kopartılarak zihinsel ve duygusal olarak hazır hale getirilmesi ile mümkündür.

Facebook Comments

Fazlasını Oku

Model Kimin Umurunda ki!

model_1MVC, MVP, MVVM olsun hangi tasarım şablonu olsun fark etmez en önemli elemanlarından birisi olan MODEL ne yazık ki ne yeteri kadar önem veriliyor nede bir sorun olduğu zaman çıkartabileceği sıkıntılar akıllara geliyor. View, Controller yada Presenter’e verilen önemin Model’e verilmemesi bazen hiç hoş olmayan hatalara sebep oluyor. Bu hatalar bazen bir sunum esnasında, denemeler yaparken yada en kötüsü son kullanının kullanımı esnasında oluyor. Geliştirme esnasında oluşan hatalar doğal olarak karşılanır, çünkü halen geliştirme ve iyileştirme süreci olduğundan dolayı değişiklikler sıklıla yapılır ve hata çıkma oranı oldukça yüksek olur. Sunum ve gösterim zamanında ise hataların çıkması biraz can sıkıcı olur. Örnek vermek gerekirse projenin durumu hakkında bilgi almak isteyen proje yöneticiniz yada daha kötüsü patronunuza yaptığınız bir sunum esnasında açılmayan bir ekran yada çalışmayan bir buton o an için sizi soğuk kış günlerinde deniz kenarında güneşleniyormuş gibi ısıtabilir. Ama en kötüsü ve ne istenmeyeni artık proje bitip arkanıza yaslanıp son kullanıcılara gönderildiğinde çıkan hatalar oluyor. Bu hatalar bazen bir tatil gününüzü yarım bırakmanıza, bazen uykudan uyanmanıza en kötüsüde işinizden olmanıza sebep oluyor. Birde bunun düzenltme yapıp tekrar kullanıcıya sunma süreci var ki bundan ne kullanıcılar memnun olurlar nede firmalar. Çünkü bu firmaya olan güveni azaltıp sonrasında aynı ürünü kullanma düşüncesini azaltıyor. (daha&helliip;)
Facebook Comments

Fazlasını Oku

30 Saniyede Felsefe

Bazen Facebook’un yararlarıda olabiliyor. Mesela sürekli takip ettiğim bir grubun çok eski gönderilerini incelerken bir gönderi dikkatimi çekti. Sıkça yapılan kitap önerileri arasında yazılım dünyasından aşine olduğumuz tarzda bir kitap. 30 Saniyede Felsefe isimli kitap öneriliyordu. Bazı yorumlar arasında “Öyle şey mi olur arkadaşım”, “30 saniyede felsefe mi öğrenilir” yada “Biz boşuna okuyoruz” gibi yorumlar vardı. Tabi kitabın başlığının ilginç olması içeriğinin kötü yada yararsız olacağı anlamına gelmiyor. Her zaman ki gibi google amca ile kısa bir sohbetin ardından bu kitabın orada ki arkadaşların yorumlarında ki gibi gereksiz değil içeriği ve yapmaya çalıştığı düşünce ile diğer bir çok felsefe kitabı ile eşdeğer tutulabileceğini gördüm. (daha&helliip;)

Facebook Comments

Fazlasını Oku