Her motorcunun bir defa düşme hakkı vardır

Öhömmmm. İlk yazımdan öncelikli olarak bunu okuyan (ki hiç zannetmiyorum öyle birisi olsun) herkese Merhaba. Uzun senelerden beri bu Domain bende olmasına rağmen şu ana kadar açıpta içerisine birşey koymak nasip olmamıştı.

Öncelikle şunu belirteyim yaklaşık olarak 2 haftadan beri hergün düzenli olarak motosikletimi kullanıyorum ve belli zamanlarda refleklerimi ölçüyorum. Bugünde aynı şekilde dolaşmak ve birazda değişiklik olsun diye beni bu motosiklet macerasına sürükleyen arkadaşım Güven Göçmen ile birlikte Trilye’ye gitmek üzere yollara koyulduk. Hem yolu kısaltmak hemde sürüş becerilerimi geliştirmek için köylerin içerisinden dağdan gitmeye karar verdik. Yolculuk ilk başlarda oldukça keyifli ve güzeldi. Belli noktalarda hızlanıp belli kısımlarda yavaşlayarak yolumuza devam ettik.

Trilye’ye varmamıza 3-4 dakikalık yol kala durup ellerime eldivenlerimi taktım. Bunun başlıca nedeni soğuk havanın montun bilek kısımlarından girip bütün vücudumu soğutmasıydı. İkinci olarak da ters bir durum karşısında ellerimin zarar görmemesiydi.

Yaklaşık olarak 2 dakika sonra deniz görülüp bayır aşağı gitmeye başladığımız da sağ doğru keskin bir viraja girdik. Güven normal bir şekilde girip çıktı. Benim için ise günün heyecanlı kısmı tamda bu zaman başladı. Öncelikle sağ dönüş neredeyse 90 derece bir açıyla kıvrılma kısmı geniş fakat virajın dış kısmı ise taşlı ve bozuktu. Viraja girmeden önce ilk olarak gözlerim taşlı zemine kenetlendi ve aklımdan eğer dönemezsem burada kayar yolun sonunda ki çalıkları aşıp aşağıya yuvarlanırım diye geçiriyordum ki o düşünceler uzun süre kafamı kurcaladığından dolayı motoru yeteri kadar sağ yatırıp virajı çıkamadım ve düşündüğüm gibi taşlı yola girdim. Arka freni sıktım fakat arka kaymaya başladı ve can havli ile ön freni de sıkınca bu sefer her iki teker aynı anda kaymaya başladı. Sonrasında yolun sonunun çalılık ve altının uçurum olduğunu görünce motoru olabildiğinde sağ tarafa yatırdım ve yere düştüm. O anda motor altımdan kaydı gitti bende yerde biraz sürüklendikten sonra toprak zeminde durdum.

Düşme ve kayma anında sadece etraf çok fazla dönüyor ve herşey sessizdi. Gözlerimi açtığımda yerden kalkıp baktığımda 1 metre uzağımda motorum duruyordu. Hemen kalkıp kendimi kontrol ettim, herhangibir hasar yada ağrı yoktu. Benim gelmediğimi gören Güven hızla yanıma geldi ve motorumu olduğu yerden kaldırıp üzerimde ki tozları temizledik sonrasında motorda ki hasarı kontrol ettik.

Kısaca bugün ilk kazamı çok ucuz birşekilde attım.

Şimdi oturup düşününce nerede hata yaptım diye şunları sayabilirim.

1- Hiç bir şekilde viraja girerken ve virajı dönerken virajın sonundan yani varmak istediğin ve varman gereken yerden gözlerini ayırmayacaksın. Kafanı o noktoya dönüp sabitleyip oraya ulaşmaya çalışacaksın.

2- Viraja girmeden hemen önce eğer ki hızını düşürmek istiyorsan bunu virajın başına gelene kadar beklemeden yapman lazım. Viraja girerken yavaşlamaya çalışırsan motoru yatıramazsın düz bir çizgide gidersin ki bu da ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Her yerde ve her zaman kaskın, montunu, pantolununu ve eldivenini giyeceksin. Bunlar hem hayat kurtarıyor hemde zarar görmeni engelliyor. Eğer ki ben 2 dakika önce eldivenlerimi takmamış olsaydım şu anda sağ elimin üstü kemiğe kadar açılmış bir yaram olacaktı. (kalktığımda sağ eldivenin üstü ve özellikle de kemik eklem kısımlarının yere sürtündüğünü gördüm) Montun sağ kolunda ki beyaz şeritlerin üzerinde ki izleri saymazsak hiç bir hasar almadan atlatmış oldum.

Kısacası bir motorcunun bir defa düşmeye hakkı vardı ve bende bunu çok erken bir şekilde bugün kullandım.

Facebook Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir