007 Skyfall

Bu sefer ki 007 filmi diğerlerinden biraz daha farklı olmuş. Şöyle ki SuperMan kılığında ki 007 ajanlık aksiyonundan sıyrılıp biraz daha insancıl ve kişilik problemleri olan bir 007 görüntüsü çizilmiş. Biraz daha samimi ve biraz daha insancıl olmuş açıkçası.

Film ilk başlarda İstanbulda başlıyor (ki emin olun filmin belkide en heyecanlı dolu dolu kısmı İstanbulda geçiyor) ve sonrasında İngiltere, Çin ve son olarak İskoçya da  geçiyor.  Ne yazık ki İstanbul çekimlerinde tekrardan eski ve geri kalmış Türkiye imajı veriliyor. Pazarın ortasından Jeep ile geçiyor, Kapalıçarşının çatısında motosiklet kullanıyor ve Türk Polisi (yani Yunuslar) pek işten anlamayan polisler olarak gelip hemen vurulup ölüyor ve motosikletlerini alıyorlar. Şanghay ise bütün ihtişamı ve kudreti ile izleyicilerin önüne seriliyor.

Bu sefer ki macerada M (Mother yani Anne) çok daha işin içerisine sokulmuş ve hedef tahtasının ortasına oturtulmuş.

Bizim bilindik 007 filmlerinde ki gibi neredeyse ekrana giren her güzel bayan ile sevişiyor. Bir an için M ilede yakınlaşma olacak mı diye tedirginlik içerisine girmişttik ki M ölüyor ve rahat bir nefes aldık. Bu seferkinden tek fark sevişme sahnelerinin neredeyse hiç olmaması sadece üzeri kapalı olarak oldu bittiye getiriliyor.

Bu kadar dedikodu yaptıktan sonra kısaca filmin içerisinden biraz bahsetmezsek olmaz değil mi?

İlk başta da bahsettiğim gibi film İstanbul’da başlıyor. Ajanların bilgilerinin olduğu bir laptoptan harddisk çalınıyor. 007 eve güzel ajan Eve  hardiski çalan terörist yakalamak için peşlerine düşüyor. İstanbul sokaklarında hızlı bir kovalamaca sonucunda 007 ile terörist trenin üzerinde boğuşmaya başlıyorlar ve 007 vurularak suya düşüyor. Sonrasında uzun bir süre ortalıktan kaybolan 007, MI6 binasına yapılan terör saldırısı sonucunda tekrar geri dönüyor. Fakat bu dönüşü ile herşeye kaldığı yerden başlayamıyor doğal olarak. Çünkü psikolojik ve fiziksel olarak hasara uğramış durumda ve belli testlere tabi tutularak halen işe uygun olup olmadığı sınanıyor. Ve böylelikle 007nin eski günlerinde ki gibi aksiyon dolu hayatına geri dönüyor.

Bu kadar ayrıntı yeterli bence. Sonrasın da gelişen olaylardan bahsetmektense gidip izleyin derim. Ama şunuda belirteyim doyurucu bir aksiyon ne yazık ki yok. Var ama 007den beklenen derecede değil. Sonlara doğru biraz sizi sıkabilir.

Şimdiden iyi seyirler.

Facebook Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir