Sosyal Filazoflar

Neredeyse herkes sosyal paylaşım sitelerinde belli bir oradan yazar, siyasetçi, düşünür yada şairlerin düşünce ve yorumlarını paylaşır. Kimisi sosyal denge, kimisi aşk kimisi iyilik kimisi de insani yaklaşımlar üzerine olur. Hepsinde de bu paylaşımlarda kişinin fikrine ve yaşam tarzına en uygun olduğunu düşünülür. Zihninden geçen fikrin daha iyi bir açıklamasını kendisinin yapamayacağını düşünür. Sırf bu tarz paylaşımlar yapan gruplar ve sayfalara üye olunup orada ki güzel ve ilgi çekici fikirler arasından süzme işlemi yapılır ve fikir beyan edilir. Bazen çok daha yoğun olarak günde bir iki taneyide aşıp onlarca paylaşımlar yapılır. Özellikle duygusal hassasiyetin üst düzey olduğu ayrılık durumlarında karşı tarafa hakaret boyutlarına ulaşır bu paylaşımlar.

Ama çoğu insanın gerçekte ne o tarz bir hayatı ve de o tarz bir fikir yapısı olmaz. Her insan

kendi hayatını yaşar ve düşünceleri de sadece kendi hayatı çizgileri ile sınırlı kalır. Başka insanların yapmış oldukları hatalar ve kararlar doğrultusunda oluşan fikirlerini kendi fikirleri ile birebir örtüştürmek pekte doğru bir yaklaşım olduğu söylenemez. Benzerlikler ve yakınlıklar mutlaka olacaktır. Fakat bu fikrin aynen başka birisi tarafından kabullenerek  kendisininde aynı durumda olduğu gerçeğini ortaya çıkartmaz.

Bir süre sonra sosyal çevresi tarafından yaptığı paylaşımlarla doğru orantılı olarak çok daha aktif ve çok daha fikir düzeyi olarak gelişmiş bir kişi olarak düşünülür. Paylaşılan o kadar derin ve o kadar nokta atışıdır ki artık önceden tanıdığımız ve bildiğimiz kişi artık gitmiş yerine kendini sürekli geliştiren ve yenileyen yada çok büyük acılar içerinde çekmiş ve bu acıları sayesinde olgunlaşmış/pişmiş bir kişi olduğunu düşünmeye başlarız. Gün gelir aynı ortamda yan yana gelip bir kaç cümle edip muhabbet etmeye başladığımız zaman zihnimizde oluşturmuş olduğumuz o kişi karşımızda ki kişi arasında farklılık bu sefer göze batmaya başlar. Çünkü beklentiler yükselmiştir, talepler artmıştır ve paylaşımda isteği de ona orantılı olarak farklılaşmıştır.

Teknolojinin gelişimi ve sosyalleşme platformlarının artışı artık insanları düşünmek ve gerçek paylaşım yapmak yerine sosyal alanda iletişime geçip paylaşımlarda bulunmaya itiyor. Özellikle genç nesil büyük bir özenti ve özveri ile bunu gerçekleştiriyor. Bu şekilde olmasının asıl nedeni hayat içerisinde belli bir alan edinmek için. Daha doğrusu farklılığını ortaya koyup beğenilme ve belkide en önemlisi değerli olabilme gereksinimidir. Gerçek dünyada sadece yakın çevre ve tanıdıklar arasında değer görmek mevcut iken sanal dünyada çok daha geniş bir alana ve çok farklı insanlara ulaşarak bu ihtiyaç çok daha rahat ve hızlı olarak karşılanıyor.

Tabi bu tarz ihtiyaçların giderilmesinin en temelinde sevilme ihtiyacı var. Ama bu çok daha farklı ve geniş bir konu. Ondan fazla konuları karıştırmak istemiyorum.

Mutlaka ki sosyal paylaşım sitelerinde bu tarz paylaşımlarda yapılmalı. İnsanların bu tarz fikir bilgilerden mutlaka ki haberlerinin olması gerekmektedir. Bunlardan ders almaya çalışılmalı ve faydalı olan düşünceler hayatımız içerisinde yer bulmalı. Ama o kişinin de kendi fikri ve hayat bakışının da olması gerekiyor. Bir iki cümle dahi olsa kendisine özgü birşeyler sunabilmeli. Başka insanların hayatları ile değil de kendi hayatı ile değer kazanmalıdır.

 

Facebook Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir