Kalabalıklar İçerisinde

Aslında çokta kalabalık değiliyiz bu dünyada.
İstatistiklerde ki kadar kalabalığız belki ama onların hepsi birer sayıdan ibaret bizler için.

Biz sadece etrafımızda gördüğümüz kadar insan tanırız ve o kadardır aslında dünya bizim için.
Market sahibi Hüseyin abi, minibüsçü İsmail, üst komşu Asiye. Bizler için sayı değil insanlar önemlidir.
Aslında o kadar bile kalabalık değiliz.
Her insan kendi dünyasında yaşar kendi çapınca mutlu ve mutsuz olur. Fırtınalar eser içimizde ama etkisi sadece bize olur. Yağmur yağar ve gökkuşağı çıkar ama birtek biz görürüz renklerini. Zaman geçer içimizde yaşattığımız ormanlar çoraklaşır, bekleriz yağmur yağsın tekrardan yeşersin.

Ama hepsi sadece bizde olur ve bizde biter.
Aslında hepimiz çok yalnızız. Sadece toplum oyununu oynar birşeyler
paylaşmaya çalışır kendimizi mutlu etmeye sevilmeye çalışırız. Yalnızlığımız bir nebze dahi olsa azalsın diye çabalar dururuz.
Şansımız yok.
En sevdiklerimiz bile bizlerden uzaktalar ve belki de bir gün artık hiç geri gelmeyecekler.
Hayat ne garip değil mi?
Şu anda bile bunları yazmamın nedeni belirsiz. Yalnızlığım bir nebze bile azalsın diyedir belki. Belki yazmayı sevdiğim içindir. Belki de yazılması gerektiği içindir.
Ama en kötü yalnızlık kabalıklar içerisinde olandır. Hani olur ya etrafınız insan ile çevrilidir ve herşey yolunda gibidir. Sizde hiç birşey yok gibi davranırsınız ama etrafta ki insanlar hiç bir zaman sizin yalnızlığınızı alıp götüremez. İşte bu yalnızlık en tehlikelisidir aslında. Hem kendine yalan söylersin hemde diğerlerine. Rol yaparsın ama usanır bıkarsın birgün.

Facebook Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir