(A)Sosyal Hayat

Sosyal_Medya_ve_Halkla-Iliskileriİnsanlar birbirlerini Twitter, FaceBook, FourSquare üzerinden tanır olmuşlar. Arkadaşlarının çoğunun kişiliğini unutup başka insanların düşüncelerini paylaşan ve o kişiyle eşleştiğimizi düşünen bireyler haline gelmişiz. Teknoloji önce işimizi, sonra zamanımızı şimdi de insanlığımıza el uzatıyor.
Sosyal etkileşim, sosyal çevre, sosyal paylaşımlar, sosyal medya, e-sosyal hayat vs. vs.
Her kullandığımız aygıt sosyalleşti biz insanlar e-sosyal olmak yerine a-sosyal bir yapıya büründük. Sevdiğimiz insanların kokusunu bilmeden fotoğraflarına yorum yapıyor, ailemizi ekranda görüp sevip paylaşıyor, duygularımızı sosyal diye internette paylaşıyoruz.
Günlük olarak internette geçirdiğimiz süre sizce ne kadar? Kendi hayatım için örnek vereyim ve durumumuzun (özelliklede bizim gibi mesleği olanlar bakımından) ne kadar vahim olduğunu bir görelim.
Günde 10 saat iş yerinde kullanıyorum. Akşam eve gittiğim zaman 2 saat kullanıyorum(çok iyimser bir yaklaşım oldu). Bu da demek oluyor günde ortalama olarak en az 12 saat bilgisayar başındayım yada akıllı tlefonlar sayesinde internete bağlanıyorum. Günde ortalama olarak 8 saat uyuduğumu düşünüürsek geriye 4 saatlik bir süre kalıyor. Yani uyuduğumdan daha uzun süre bilgisayar başındayım. Günümün yarısından fazlasını bilgisayarda geçiriyorum. Kısaca 60 yaşıma geldiğim zaman en az 20 yılım şu anki gibi bilgisayar başında olmuş olacak.
Bu tabi benim için geçerli bir süre ve istatistik. Her bireyim durma oranı şartlar doğrultusunda değişiyor.
Ama şu bir gerçek ki 12 yaş üzerine herkes günde en az 2 saat internette geiziniyor ve bu süre giderek daha da artmakta.
Gerçek, fiziki dünyada ve ortamlarda geçirilen süre giderek azalıyor. İşte bundan dolayı artık eskisi gibi sosyal medya ve sosyal ağları kullanmamaya özen gösteriyorum.
Orada harcıyacağım vakti daha farklı ve verimli olarak kullanmaya gayret gösteriyorum. Tabii iş saatlerinden bu süre kısıtlanamasa da haftasonları yada akşamları daha verimli kullanmak gerekiyor.
İnternet insanları bir şekilde birbirlerine bağlayan bir araç olarak ortaya çıktı ama şu anda öyle bir bağladı ki kimse çözemiyor.
Bir günlük internet kullanmadığınızı düşünün. Nereye gittiğini ne düşündüğünü yada ne yediğinin fotoğrafını çekmeden geçen koskoca bir gün. Biraz tuhaf biraz da uzak bir ihtimal gibi mi :) İşte bizler bu kadar bağımlısı olmuşuz artık internetin.
sosyal_paylasimİyi hoş birde biz geliştiriciler bu durumu daha da kötü hale getirmek, insanları daha farklı yollardan sanal hayata bağlamak için düşünüp duruyoruz. Çünkü bu dünya da insanlar para harcamaktan, bilgi üretmekten ve yeni katma değerler üretmek konusunda müthiş bir heves ve gayret içerisindeler.
Belki gerçek hayatta elde edemiyeceği başaları, ulaşamıyacağı yerlere bu şekilde ulaşarak kendini tatmin ediyor.
Bir oyun karakterini günün 16 saati geliştiren bir çocuğun derdi gerçekten de o oyun karakteri ile mi yoksa kişisel egosunu tatmin edip daha mutlu olma hevesin demi?
Bende çok fazla online oyun oynadım ve çok fazla vakit kaybettim.  Çok da para harcadım.
Her aygıt internete bağlanıyor, aradığımız bilgiler bir kaç saniyede önümüze düşüyor ama asıl lazım olanlar hep eksik kalıyor.
Hani eskiden tv bizleri o siyah kutuya hapsetmişti şimdi artık zincirlerimiz cebimize girdi. Aslında her telefon ve bilgisayar bizim tutsaklığımızın nedeni artık.
İnternet üzerinden sürekli olarak konuştuğumuz ve paylaşımda bulunduğumu kişi ile gerçek dünyada karşılaşınca iki çift kelime edemiyoruz. Çünkü alışık değiliz. Kelimeler dudaklardan değil de parmaklarımızdan çıkıyor, öfkemizi de sevgimizi de, kırgınlığımızı da klavye üzerinden söyleyip dile! getiriyoruz.
Haaa böyle mi devam edecek.
Ne yazık ki böyle devam edecek taaaa ki birisi e-asosyal bir kavram üretip insanların buna heyecan duyarak sarılmalarını sağlayana kadar.
Facebook Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir