30 Saniyede Felsefe

Bazen Facebook’un yararlarıda olabiliyor. Mesela sürekli takip ettiğim bir grubun çok eski gönderilerini incelerken bir gönderi dikkatimi çekti. Sıkça yapılan kitap önerileri arasında yazılım dünyasından aşine olduğumuz tarzda bir kitap. 30 Saniyede Felsefe isimli kitap öneriliyordu. Bazı yorumlar arasında “Öyle şey mi olur arkadaşım”, “30 saniyede felsefe mi öğrenilir” yada “Biz boşuna okuyoruz” gibi yorumlar vardı. Tabi kitabın başlığının ilginç olması içeriğinin kötü yada yararsız olacağı anlamına gelmiyor. Her zaman ki gibi google amca ile kısa bir sohbetin ardından bu kitabın orada ki arkadaşların yorumlarında ki gibi gereksiz değil içeriği ve yapmaya çalıştığı düşünce ile diğer bir çok felsefe kitabı ile eşdeğer tutulabileceğini gördüm.

Kitap 50 tane felsefi kavramın 30 saniyede okunabilecek bir yazı ile açıklanmaya çalışılıp bir fotoğraf ile 3 dakikalık karmaşık bir anlatım ile 2 saniyelik sıkıştırılmış bir cümle barındıran oldukça hoş ve her satırında insanı düşünceye ve arayış içerisine sokan bir kitap.

Önsözde de yazdığı gibi bu kitap hiç kimseyi filazof yapma gibi bir amacı yok. Aslında amaçlanan şey gerçekte felsefenin öyle korkulacak karmaşık ve gereksiz bir şey olmadığını, tam tersi aslında yapılan herşeyin kökenine inmenin ne kadar zevkli ve faydalı olduğunu eğlenceli bir şekilde okuyucuya sunmak.

Henüz iki bölüm okumama rağmen konu edilen olaylar yada düşünceyi internet üzerinden araştırıp daha geniş ve kapsamlı bilgi aramaya başladığımı söyleyebilirim. Özellikle paradoks ile iligli olan yazının sonunda diğer paradoksları inceleyip aslında günümüzde ki bir çok hukuksal olayların düşünüldüğünden daha karmaşık ve felsefik bir boyutta olduğunu görünce açıkcası şaşırdım. Aslında hukuk kurallarının kişiden kişiye farklılık göstermesi ve uygulamada ki değişikliklerin yorumlama ve bakış açısından kaynaklı olduğunu hatırlayıp Allah kimseyi öyle bir duruma düşürmesin düşürürse de bizim taraftan bakan birisine denk gelelim temennisi etmeden kendimi alıkoyamadım 😀

30-saniyede-felsefeÖn sözde geçen bir şey aslında dikkati mi çekti. Ahlaki kurallara neden uymalıyız sorusunun farklı bir bakış açısı ile insanı düşünmeye sürüklüyor. Bir çok kişi bunun Allah’ın emri olduğundan dolayı uymak zorunda olduğumuzu söylüyor fakat Sokrates ise Allah bu kuralları emrettiği için doğru olmazlar, doğru oldukları için Allah bunu emrettiğini ifade ediyor.

Kitapa başlıyalı çok kısa süre oldu ama verilen ücretin ve harcanan zamanı hak ettiğini düşündüğümü de belirtmek istiyorum. Belki ilk duyduğunuzda fiyatın biraz fazla olduğunu ve bu ücrete değip değmediğini düşünebilirsiniz. Ama o kitabın içindekileri değerli ve o fiyatı makul kılan gene sizin ilginiz ve heyecanınız olacak :)

Son olarak paradokslar ile ilgili kısa bir yazı. http://www.matematikdunyasi.org/arsiv/makaleler/202_214_paradoks.pdf aynı zamanda http://www.matematikdunyasi.org/arsiv/ adresinden bir çok farklı konuda makaleye de ulaşabilirsiniz.

Facebook Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir