Hayatın Kendisi

Hayatta paradan daha değerli birşey varsa o da hayatın kendisi. Yaşadığımız toplumun değer yargıları bizleri maddiyatın herşeyden daha önemli olduğunu ve hayatımızda ki en önemli amacın maddiyat yani para olduğunu dayatıyor. Küçükken gökyüzüne bakıp mutlu olmamız yerine yere bakıp para bulmamız öğretildi. Paranın herşeyi satın alabileceği güncel medya ve yayın organları ile birlikte televizyon programlarında öğretiliyor. Küçücük çocuklar herşeyden önce çok paralarının olmasını istiyor. Şeker mi para mı diye sorsanız herhalde büyük çoğunluğu parayı tercih edecektir.

İnternette yada diğer mecralarda zengin hayat yaşamanın ne kadar güzel ve ayrıcalıklı olduğu anlatılıp özendiriliyoruz. Hayatımızı değerli kılan şeyin paranın kendisi olduğu, paran varsa herşeye sahip olabilirsin ama yoksa mutlu olmak senin hakkın değildir algısı hızla yayılıyor.

Küreselleşme genel olarak ticarete olumlu olarak etkilerde bulunsada aile ve toplum üzerinde yıkıcı etkileri var. İnternetten gördüğü lüksün kendisinde neden olmadığını sorgulamaya başlayıp ailenin içinde bulunduğu maddi durumu yargılayıp, şu anda istediği gibi yaşayamamasının tek sorumlusu olarak ailesini görüyor ve kolay para kazabileceği, isteklerini rahatlıkla yapabileceği seçenekleri düşünüyor. Aile içerisinde ki iletişim eksikliği de bireyler arasında ki iletişimi daha kötüye yöneltip gençlerin mutsuz olmasına neden oluyor.

Her zaman için daha çoğunu ve daha iyisini istiyoruz. Yapımız gereği hep en iyisine layık olduğumu düşünüyoruz. Herşeyin iyisi, yenisi ve kalitelisi bizde olmalı ve her zaman en iyi yerlerde bizler yaşamalıyız. Aslında hayatımızı güzel ve iyi yapan gene bizleriz. Gittiğimiz yerleri güzelleştiren ve yaşabilir kılan gene bizleriz. Olumlu düşenceler hayatımızı daha olumlu etkiler ederken olumsuz olanlar gene bizi sıkıntılara sürüklüyor.

Her canlının hayatı değerlidir. İster bir hayvan olsun istersede insan olsun. Dünyada ki bir canlı bir başka canlı için var olmamıştır ve var olmayacaktır. Her canlı kendi türünün devamı için kendi savaşını veriyor eğer bir aslan avlanıyorsa kendi hayatı için, bir geyikte koşuyorsa kendi hayatı için koşuyor. Bizler ise türümüzün devamı için değil keyfimizin devamı için savaş veriyoruz. Bizler kendi keyfimiz için savaştıkça daha çok suyu kirletip daha çok canlıyı kendimize kürk yapacağız ve daha çok yeri işgal edeceğiz. Ego, kapitalizmi daha vahşi ve daha acımasız yaptıkça aslında bu dünya üzerinde ki yaşam kaynaklarını bitirmemizi ve geriye kullanacak hiçbirşey bırakmayana kadar isteklerimizi yerine getirmemizi istiyor.

Yaşam her zaman bir yolunu bulur, belki de bir gün herşeyi yeniden başlatmamıza neden olur.

Facebook Comments

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir